KATEGORİ: Genel| kitap dünyası
20 May 2010‘Sakıncalı Gazeteci’ Emin Çölaşan medyada hangi baskılara muhatap oldu? Habertürk gazetesi olayı başlamadan nasıl bitti? ART’deki program nasıl, kimlerin baskısı, korkusu ve kaprisleriyle kaldırıldı?
• Emin Çölaşan bu kitabıyla yine olay yaratıyor.
• Çölaşan’ın Hürriyet’ten kovulduktan sonra yazdığı üçüncü kitap. Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi ve Her Kuşun Eti Yenmez’in devamı.
• Çölaşan’ın notlarından, belgelerinden ve yaşadığı acı tatlı olaylardan oluşan bu ibret belgesini de yine bir solukta okuyacak ve şaşıracaksınız.
KATEGORİ: Genel
18 May 2010Baştan anlaşlım mı? Bu yazdıklarımın aşka uzaktan yakında hiç ilgisi yoktur!Ben aşk saçmalığını çoktan aşmış biriyim.Artık aşkın benim için hayatımda en ufak yeri yoktur…
Olur ya bu yazdıklarım BİRİLERİ inadına AŞKA yorumlar…İşte bu yapacağınız en son şey olsun!
Üstüne basa basa söylüyorum ki bu aşk DEĞİL!…
Ben aşk denen saçmalığın acısını çektikten sonra tekrar çekmem…
Lütfen yorumlarınızada buna göre yapın…
KATEGORİ: Genel| gerçekler| hayatımdan
18 May 2010Nereden göreceksin içimi?
Nereden anlayacaksın hissettiklerimiz?
Nereden bileceksin GERÇEK BENi…?
Bilemezsin işte arkadaş..Kimse bilemez ki…Neyi nasıl yaşadığımı nereden bileceksin…
İçim yanıyor.Bunu anlatması o kadar zor ki…Zor olduğunu halde anlatmakta çok zor…
Bir insan kendisinden beklenenin daha fazlasını yapabilir mi?
Herkes diyecektir ki çok zor…
Ah bir bilseniz ahmet bunu yaptı…Aklınızın alamayacağı fedakârlığı yaptı…
Ama ucunda her zaman acı vardı.Şuan bile var.İçimde…Çok derinlerde o acı sürekli büyüyor…
Peki bu acı ne zaman duracak? Ne zaman dinecek? Ne zaman kurtulcam? Ne olacak? NE?
Artık istemiyorum mutlu görünmek için çabalamaktan…Çünkü gerçek değil bu gülüşler, bu kahkalar…Hepsi sahte değil mi ki? Belki herkes GERÇEK olarak görebiliyordur.Ama ben ben kendimi kandıramam…
Artık ben çaresizliğin simgesi olmuşum ve ona bir tek şey diyorum…
Bırakma beni, bırakma insanlar kötü…Artık dayanamıyorum insanlara, bana çektirdiklerine…Ben ben artık yoruldum insanlar yüzünden…Onların yaptıklarının acısını ben çekmekten yoruldum!Artık ben yoruldum…Susmak ve konuşmak derdime çare değil…Aşk, sevgi derdime çare değil!Ben çaresizliğime çare arıyorum!Ve tek bir gerçek var bu kadar yalanın içinde;
Oda sen…Senin gülüşün, senin sözlerin kısacası herşeyin!…
Sen olsun başkasını istemem…
KATEGORİ: Nazım Hikmet Şiirleri
18 May 2010Gözlerin gözlerin gözlerin,
ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte
Antalya tarafında ekinler seher vakti.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa’nın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat İstanbul.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.
NAZIM HİKMET
KATEGORİ: gerçekler| hayatımdan
18 May 2010
İnsan her zaman acı çeker…Bu bazen çok olur.Bazen az acı çeker.Bazen parası olduğunu için.Bazen parasız olduğu için.Sevdiği için, sevildiği için, karşılık göremediği için.İnsan bazen mutluluktan bile acı çeker…Peki insan nasıl mutlu olur?İnsan nasıl acı çekmekten kurtulur?
Sorular sorular…Hayatımdaki bir çok soruyu çözmek için soru soru soruyorum kendime…Ama sorulara cevap veremiyorum çünkü büyük bir çıkmazdayım…
Aslında sorular çok ama bu sorulara kim cevap verebilir ki?Şuda var!Son bir soru:
Acı çekmedim diyen bir insan,canlı var mıdır?
Bu sorunun cevabı açık sanırım: yoktur.Her mağluk acıyı tatmıştır…
Öyle yada böle işte bir şekilde tattık o acıyı.Ama o acı bazen öle bir hal alıyor ki sorma gitsin!
Birazda olsun size şu berbat halimi anlatsın Nazım Hikmet ustanın ve güzel şiiri;
Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,
Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,
Durup dururken kafamda bir güneşli duman,
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne…
Ben ne hallere düşümüşüm bilmem ki.Ne yapıyorum ne diyorum nerden bileyim.Ben çoktan vazgeçmişim kendimden.
Herkes bunları söyler ama hangisi içten söylerken…Ben daha öncede söyledim bunları ama itiraf etmek gerekir ki şuan ki kadar ciddi değildim…
Şimdi gelelim bu başlığa..Ahmet kardeşim neden başlık “Çekip Gitmek”?
Ah be dostlarım günlerdir düşünüyorum…Çekip gidersem, yok olursam ne kaybederim diye..Başka bir yerden yeniden “Sil Baştan” başlamak bana ne kazandırır ne kaybettirir diye sürekli düşünüyorum..
Ama bir gerçek gördüm.O kadar düşündüüğüm bir işe yaramıştı!Benim kaybedecek hiç bir şeyim yoktu!Ben zaten başkasının mutluluğu ile yaşıyordum.Ben ruhumu çoktan teslim etmiştim..Ama bugüne kadar durduysam sırf beni düşünenler ve bana değer veren nadir insanlar için durmuştum…
Ve sırf onlar için bu acıya bu mutsuzluğa katlanıyordum.Ama… ama.. ama… ben daha ne kadar dayanabilirim ki bu 17 yıldır süregelen acıya…?
…
KATEGORİ: hayatımdan
11 May 2010KATEGORİ: Genel| gerçekler| hayatımdan| internet| kitap dünyası| yakın tarih
9 May 2010Uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum değerimi bilin.Ders felan çalışmadım burda size yazı yazıyorum
. Daha kategorileri felan belirlemedim.Ama öle yine eskisi gibi olacak ama daha alakalı konular ele alıcam.Neyse öle böyle uzun süreden sonra tekrar böle yazmak insanı mutlu ediyor…
Böle anlatmamı istediğiniz özel bir konu, kitap felan isteği olursa söylemeniz yeter dostlarım
Buraya bişi yazcakmışız...Bende " bişi " yazdım.